10 Şubat 2011 Perşembe

MUHTEŞEM SORULAR

Doğduktan henüz birkaç yıl sonra, agu bugu aşamasını yeni geçmiş, daha üç beş kelimeyi yanyana getirip zar zor konuşurken "anneni mi daha çok seviyorsun, yoksa babanı mı?" gibi saçma bir soruyla başlayan sorular silsilesi, korkarım ki ömrümüz boyunca devam edecektir. Yakın çevremizde yaşayan bir takım gudubet teyzeler ve cenabet amcalar, sanki bizim hayatımız onların çok umurundaymışcasına sorarlar da sorarlar...

İlkokula başlarsınız ve kısa bir süre sonra bu amcalar ve teyzeler tekrar sahneye çıkar "eee okul nasıl, dersler nasıl gidiyor bakalım" şeklindeki klasik soru girer hayatınıza ve bu soru bütün eğitim yaşantınız boyunca devam edecektir. Artık bütün karne günlerinizde bu teyzeler ve amcalar ortaya çıkacaktır; "karne nasıl ? takdir teşekkür var mı bişey?.."Tabi ki de sadece bu soruyla yetinmezler, daha kıyaslamalar yapılacaktır, zaten bu bizim kanımıza işlemiş bir olaydır sidik yarıştırmadan yapamayız. "bak benim torun takdir getirdi, öğretmenleri de çok memnun" e tabi kadın da haklı söylemekte, haliyle ilkokulda takdir getiren öğrencilerin hepsi şuan ordinaryüs profesör

Şöyle aradan birkaç yıl geçtikten sonra, ilköğretimin son yılları gibi sorular biraz boyut değiştirmeye başlar: "kızlarla aran nasıl lan? var mı bişeyler?" Bu soruyu genelde kız konusunda olabildiğince başarısız olmuş şahıslardan işitirsiniz fakat bu soru arkasından gelecek muhabbetin habercisidir sadece, kendilerini bir playboymuşcasına takdim eder "lan ben senden küçüktüm, bütün okuldaki kızları sıraya dizerdim hey bea..." Birde bu dönem tehlikeli bir dönemin başlangıcıdır, ergenliğe ilk adımlar atılmaya başlanır, bazı organların daha farklı kullanımı olduğu anlaşılır. Amcalardan edepsiz sorular gelmesi muhtemeldir "kuş uçuşa başladı mı lan? Bak olum boy abdestini alıyorsun dimi?" yani anlayacağınız amcaların sınırları yoktur, tabi bu sorulara karşılık nasıl bir cevap bekliyorlar orasıda ayrı bir meseledir.


Peki ya üniversiteye başlama aşaması? Okunmuş pirinçler, çeşitli baklagiller ve evlerde kadınların toplanarak yaptığı garip ayinler eşliğinde üniversite sınavlarına girilir, tercihler yapılır, bunların sonrasında öyle veya böyle bir üniversiteye girildiğinde "bak gördün mü nasıl da işe yaradı, sen dalga geçiyordun ama biz o pirinçleri sana yutturmasaydık kazanamazdın" diyerek bütün bir yıl boyunca götünüzden kan gelerek çözdüğünüz testler, çalıştınız dersler bir çırpıda kenara atılır. Neyse asıl konumuz bu değil, üniversiteyi kazanırsınız ve herkes benim ki gibi herkes tarafından net olarak bilinmeyen bir bölümde eğitim alıyorsanız, bundan sonraki 4-5 yıllık üniversite eğitiminizde herkese bölümünüzün ne olduğunu ve mezun olunca ne olacağınızı açıklamaya çalışacağınız kesindir. Hani öğretmenlik, tıp veya mühendislik gibi bir bölümde olsanız "hangi bölümde okuyosun? mezun olunca ne olacaksın" sorularına vereceğiniz cevaplar biraz daha kolay olurdu ama halkla ilişkiler ve reklamcılık dediğiniz zaman sizden derinlemesine bir açıklama bekledikleri kesin, artık nasıl bir ilişki canlanıyorsa gözlerinde (lan  yoksa bizede mi kayacak lan bu???)


Eğitim hayatınız boyunca sorular devam eder de, sonlanınca sorular da kesilir diye hiççç umutlanmayın, yok öyle bir şey. O siktiğimin "daha iş bulamadın mı?" sorusu üniversiteyi bitirmenizin hemen 1 ay sonrasına denkgelir ve siz iş bulasıya kadar hergün karşılaşmanız mümkündür. Sanki ben çalışınca bu denyolar da para kazanacak hah zırnık koklatmam. Bir de meşhur askerlik sorusu vardır "askere ne zaman gidiyosun? bir an önce yap askerliğini" lan sanki askerliği yapınca kurtuluş mu var amına koyım,  o zamanda " ne zaman evlencen, daha bulamadın mı birini" demeye başlayacağınızdan adım gibi eminim.


Aslında bu soruların temelinde öyle merak veya karşındakini düşünmek gibi masumane şeyler yoktur, bu soruların amacı ya birilerini kıyaslamak, yani daha önce dediğim gibi sidik yarıştırmak yada birşeyleri yapması için karşı tarafı dürtmektir. Tamamen şeytani hislerin dışa vurumudur, birilerini yönlendirmek, küçük düşürmek, bir kavganın bir yarışın içine atmak temeline dayalıdır. Her zaman her fırsatta dile getirilen, Türk toplumunun hoşgörülü, sıcak, sevecen ve anlayışlı yapısından kaynaklanıyor olsa gerek. Herneyse bu tarz soruları soran herkese öpücüklerimi gönderiyorum ve yalarım diyorum ...Hoşçakalın!

2 yorum:

  1. kesinlikle! bak bak ruşen oğlunun sedata psikoloji yatmakta hepsinde..ama en berbat soru üniversiteyi bitirip iş buldun mu ..ya da atandın mı..atanamadıysan aa yazık o kadar da okudun derken içsesleri gerizekalıya bak o kadar okudu bir boka yaramadı cümleleri..deşme yaramı deşme :)))

    YanıtlaSil
  2. Daha üniversitenin başındayız bunalıma girdim sayende teşekkürler :)

    YanıtlaSil

Bir de Bunlara Bakın DERİM!!!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...